Edirne Büyük Merkez Sinagog binası, idari ve müştemilat binası ile birlikte büyük bir kompleks olarak yaklaşık 1,5 dönümlük arazi içinde bir havra şeklinde yapılmış. Yapı zamanında Avrupa ve Türkiye’deki en büyük Havra kompleksidir.

Edirne, Osmanlı İmparatorluğu'nun ikinci başkenti olarak Türkiye'nin batı kısmında Trakya bölgesinde yer alır. 20. yy başında, farklı kültür ve dinlere mensup insan topluluklarının yaşadığı bu şehirde, Yahudiler tarafından Büyük Sinagog ve kompleksi olarak bilinen sembol bir yapı yapılmıştır. 1905 yılında büyük bir yangın sırasında 13 ayrı Sinagog binasının yıkılması üzerine, Sultan 2. Abdülhamit yeni bir sinagog binası inşa etmek için ferman vermiştir. Fransız mimar France Depre tarafından, 1907 yılında tasarlanan 2.749 metrekarelik Büyük Sinagog’a idare ve müştemilat binaları da dahildir. 

Büyük Sinagog Binası tarihçesi

20. yy başlarına kadar çeşitli topluluklara sahip Edirne kentinde çoğunluğu Müslüman, Musevi, Rum ve Bulgar olmak üzere pek çok dine mensup insanlar bir arada yaşamıştır. Özellikle Yahudilerin burada yaşadığı araştırılmış, hatta Yahudilerin dinsel merkezi olarak Edirne gösterilmiştir. Osmanlı İmparatorluğundan önce 1492 yıllarında, Portekiz ve İspanya'dan göç eden Museviler burada kendi ibadet yerlerini kurmuşlar ve zamanla şehirdeki sinagog sayısı 13'ü bulmuştur1 . Ancak 1905 yılında Harik-i Kebir (Büyük Yangın) diye anılan çıkan yangında, Kaleiçi semtinde toplam 1514 Yahudi evleriyle birlikte adı geçen tüm bu sinagoglar zarar görmüştür (Bali, 2012). 1905 yangınında kaybolup yerleri bilinmez hale gelmiş olan Yahudi Mahalleleri, Dr. Rıfat Osman Tosyavizade’nin Edirne Rehnüması adlı eserinde kaydedildiğine göre şunlardır: Sicilya, İstanbul, Aragon, Budin, Katalonya, Mayor, İtalya, Küçük ve Büyük Portekiz, Keruz, Tulya, Polya cemaatleridir. Edirne’de yangınla birlikte tahrip olan 13 sinagog yerine büyük bir sinagog inşa edilmesi gerekmektedir. Bu sinagogun inşası için 6 Ocak 1906'da gerekli ferman verilerek, 1907 yılında inşası tamamlanır ve “Büyük Sinagog” binası olarak adlandırılır. Sinagog, Fransız mimar ve mühendis France Depre2 tarafından yapılmıştır. 600 erkek ve 300 kadını barındırabilecek alana sahip sinagog kompleksi 3 yapıdan oluşur: günümüzde Muarrif Caddesine bakan Sinagog binası, yapının solunda kalan Midraş (Haham lojmanı-müştemilat) binası ve Balkan savaşının çıkması nedeni ile yarım kalan İdari bina. İdari binanın kullanım amacı ile ilgili olarak "Edirne: Serhattaki Payıtahat" adlı eserde okul denmektedir.

Büyük Sinagog Kompleksi

Edirne Büyük Merkez Sinagog binası, idari ve müştemilat binası ile birlikte büyük bir kompleks olarak yaklaşık 1,5 dönümlük arazi içinde bir havra şeklinde yapılmış yapı zamanda Avrupa ve Türkiye’deki en büyük Havra kompleksidir. 

Sinagog binası mimari olarak bazilika şeklinde, demir putrellerle destekli karkas yapı tarzında dıştan dışa 30x18 m ebadında dikdörtgen formlu bir yapıdır (Şekil 3). Giriş cephesi Maarif Caddesine bakmaktadır. Restorasyon çalışma sürecinde bitki ve moloz yığınları içerisinde kalmış olan bahçenin bir bölümü temizletilmiş ve arazide kot farkı olmadığı tespit edilmiştir. Bununla beraber serbest boyda olan doğal taş döşemelerin yan bahçe duvarlarına kadar bahçe içerisinde devam ettiği görülmüştür. Avlu kotundan (-3.06) 9 basamak ile giriş sahanlığına (1-.50) çıkılır. Merdivenler küfegi taştır. Giriş sahanlığının döşemesi karo simandır. Giriş sahanlığından sinagog içerisine 3 ahşap kapıdan girilir. Genişlik ve yükseklikleri aynı olan kapılar masif meşedir, üzerlerine mat cila yapılmıştır. Kapı kanatlarında, düşme dışında fazla bir hasar yoktur. Kapı eşiği giriş sahanlığından 20 cm yüksektedir. Sinagog binası zemin kotu eşik üst kotu ile aynıdır (-1.30). Sinagog zemini döşemesi de karo simandır.

Yapı çelik ve yığma karma bir sistemden oluşmaktadır. Bina içerisinde uzun kenar 5 aks kısa kenarda 2 aks sütunlar konulmuştur. Sütunlarda iki ‘I’ profil yan yana ankraj edilmiştir. Sütun sisteminde çelik taşıyıcı sistemin üzeri tuğla kaplanmıştır. Kirişlerin üzeri de ahşap kaplamalar ile kapatılmış, ahşap kaplama altına da kalem işi tanzimler yapılmıştır. Yapının dış beden duvarları tuğladır, bu hatta çelik kullanılmamıştır. Sütunları beden duvarına bağlayan çelik kirişler duvara oturur. Kirişler üst kotlarında demir lamalarla birbirine bağlanmış ve rijitlik sağlanmıştır. Sütunlar birinci kat hizasına kadar ayaktadır3 . Restorasyondan önce, çatı çökmesinden gelen yüke dayanamayan sütunların üst bölümleri yıkılmış ya da burularak aşağıya doğru yatmış şekildeydi. Zemin kat sağ ve sol bölümlerde sütunlarla bölünen iki yan bölüm, ortada geniş bir mekandan oluşur. Ana giriş kapılarının karşı aksında Museviler'in Kutsal kitabı Tevrad’ın olduğu ve planda dışarıya doğru çıkma yapan kapılı bir niş bölümü vardır. Musevilerin Ehal nişi4 olarak tanımladığı bölümün ahşap kapısı giriş kapıları ile benzer özelliktedir. Kapı üzerinde üçgen alınlık vardır. Alınlığın sağ ve solunda oturtulduğu ikiz sütunlar bulunur. Sütunların üzerine konulduğu kaide bölümü yüksektir. Ehal nişi zemin kotundan yüksektedir. 

Birinci kat bölümü kadınlara ayrılmıştır. Museviler bu bölüme Azara demektedir. Azaraya giriş cephesinde yer alan iki kuleden çıkılmaktadır. Kule kapıları yandadır ve detay olarak ana giriş kapıları ile aynı özelliktedir. Kuleler hemen hemen aynı ebattadır. İçten içe ortalama 325 x 325 santimetredir. Kapı karşısındaki ahşap strüktürlü merdivenlerden yukarıya çıkılır. Zemin karo döşemedir. Avludan dört basamakla çıkılan kule zemin kotundan ibadet alanına açılan tek kanatlı kapılara 4 basamak çıkılarak ulaşılır. Sağ ve sol kulelerden birinci kata çıktıktan sonra sağ ve sol yanlarda devam eden bölümlere geçiş bölümü yapılmıştır. Kapı açıklığı şeklinde tasarlanan geçiş yerlerinde kapı yoktur. Birinci kat azara bölümü zemin kattan yükselen sütunlara kadar devam eder. B ve C aksları arası galeri olarak bırakılmıştır. Böylelikle kadınların da dua törenine katılmaları sağlanmıştır. Bu plan şeması Osmanlı camilerindeki kadınlar mahfili için de geçerlidir. Birinci katta, yan bölümlerde ve zemin kattaki pencere akslarında pencereler yer alır. Zemin kat pencereleri dikdörtgen formda ve düz lentolu iken, üst kat pencereleri yuvarlak kemerlidir. Sütunların pabucu profilli taştır. Üst bölümlerinde suni taştan yapılmış koç boynuzlu başlıklar yer alır.

İdare Binası Mimari Özellikleri 

İdari bina havranın en büyük ikinci yapısıdır. Yapım aşamasında yarım kalan bina sinagog gibi bakımsızlık ve atmosferik koşullar nedeni ile kötü durumdadır. Kaynaklarda, yapının Balkan Savaşları’nın başlaması nedeni ile tamamlanamadığı belirtilmektedir. Mevcutta da bina incelendiğinde kapı ve pencere yerleri olsa da doğrama takılmadığı, binanın iç bölümlerinin tam olarak bitirilmediği görülebilir. Yapı tuğladan yığma sistemde yapılmıştır, iç ve dış duvarlarında sıva yoktur. Yapıya Orhaniye Caddesi’ne bakan bahçe içerisinden girilir. Giriş bölümü, yapı beden duvarından öne doğru çıkma yaparak vurgulanmıştır. Kemerli üç kapıdan giriş sahanlığına ulaşılır. Kapı sütunları ve kemreleri taş kaplamadır. Orta aksta olan kapı açıklığının iki yanındaki sütunlar üzerinde +0.81 kotunda Davud yıldızı motifi işlenmiştir. Giriş sahanlığına sağ ve sol yanlardan da giriş verilmiştir. Cephe girişindeki üç açıklık aksında yer alan 3 kapı aksından geçtikten sonra ana mekana girilir. Bodrum, zemin ve birinci kattan oluşan yapının tüm kat döşemeleri yıkılmıştır. Zeminin tamamen moloz yığını, etraftan atılan çöp yığını ve bitkilerle kaplıdır. İçeriye girildiğinde bina duvarları tespit edilse de sadece bodrum kat seviyesinde dolaşılır. İdare Binasının tamamlandığı düşünülen ancak günümüze ulaşamayan mimari elemanları restitüsyon projesine aktarılmıştır. Restorasyon projesinde aslında okul işlevine uygun olarak atölyeler yapılmıştır. Zemin kat ve birinci katta çeşitli sanatların derslerinin (resim, seramik, hat, vb.) verildiği atölyeler ve sergileme salonları tasarlanmıştır. Yönetim birimleri yine bu binada zemin katta düzenlenmiştir.